Babalar Günündeki Boşluk

Evin içinde dolanıp duruyordum içim bir tuhaf.Hasta babamı geride bırakıp gitmem gerekiyordu para kazanmak için.
Okul içindi bu yapılanlar.

Durdum ve bir an düşündüm.
Aileme yük olmamak için taştan bile para çıkarmam gerektiğine karar verdim.
Bir eylül sabahı evden çıkıyordum aklım geride.Kapıyı açtım.
Tam dışarı çıkacakken annemi uyurken gördüm.Vedaları sevmem ben.
Ne o öyle gidip gelmeyecekmiş gibi.
Annem uyuyordu mışıl mışıl.Yanına gidip uyandırdım.Anne; ben gidiyorum hakkını helal et dedim.Neden bilmiyorum çok ağır geldi bunu söylemek.Kocaman yürekli kadınla vedalaştıktan sonra, sıra başı dik inatçı devle vedalaşmaya geldi.Sert yüzünün altında minicik bir kalp yatardı.
Ama artık minik kalpli inatçı dev ölümü avuçluyordu.Uyuyordu.Hep uyuyordu.Birkaç yıldır uyuyordu.
Teslim olmuştu ama emanetin alınma zamanı değildi.Uyurken ona baktım.
Bir süre öyle durdum yerimde. Uyandırmaya kıyamadım.Vedalaşamadan döndüm ve tereddüt etmeden çıktım gittim. Yakın arkadaşlarla çalışıyorduk 1 aydır.Ara ara babamı soruyordum.
İyiydi hep dediklerine göre. Bir pazar sabahı işe çıktık.Ve o lanet gün bir telefon çaldı...Babam sonsuza kadar sürecek bir boşluk açmıştı hayatımda...
Ne tesadüftür ki bu gün babalar günü ve babam bugün öldü..
"Vedaları sevin"..

21 Haziran 2020 1-2 dakika 1 öyküsü var.
Beğenenler (2)
Yorumlar (1)
  • 22 gün önce

    Hüzünlüdür evlat ile babanın ayrı kalması hele de ölüm ayrılığı girdi mi araya. Baba candır, evin direğidir adeta... Bütün yük genellikle maddi bakımdan babaların üstündedir. O nedenle hayat babaları annelerden daha çok yıpratır ve erken ölür babalar çoğunlukla kadınlardan...Zordur yetimlik hele de çok küçük yaşlarda olduysa. Allah hayatta ki anne ve babalarımıza uzun ömürler versin. İnsan babasının da kıymetini kendi baba olunca daha iyi anlıyor. Kutlarım içtenlikle yazınızı...