Daha Alışamadık Sükûtuna Gece

Daha Alışamadık Sükûtuna Gece


Yine râhmetsiz zamana yenildiğimin resmi

Okunası kitapların kepenkleri kapalı

Kimsesiz saatlerin sesi olan ağustos böcekleri

Karanlığın sultanı kameri arkasına alarak

Sessizlik yalnızlığı

Yalnızlık acıyı

Acı da şiiri sevdiriyor

Öyle ki kâğıt ve kalem yine elimin esiri


Yazıyorum, yazıyorum...  

Türkü kokan insanları

Kareli gömleklerinde yaşlı hâtıralar

Kaybolan doksanların samimiyeti

Bunlar hep bizlerden gelen...

Yabancısı değiliz hayatın

Hava soğuyor birden

Peygamberlerin ahlâk yanlarını giyiniyorum

Sıcak tutuyor

Sokak köşelerinde semâya selâm eden semâzenler var

Hayranım onlara

Bakakalıyorum da utanıyorum

Öyle bir şey ki

Orhan Veli gibi; anlatamıyorum...

Böyle medcezir dünya

Barındıyor her şeyi içinde

Arsızı mı

Âşığı mı

Neyi tam biliyoruz ki hayatın

Neresine alışacağız

Ezel ve ebedî kaderin götürdüğü yere illâki varacağız

Allah biliyor ya

Çok kalabalığız...


Yine râhmetsiz zamana yenildiğimin resmi

Pirû pak ruhumla dinliyorum sırr-ı âlemi

Yaşamın diyorum

Bazen ne tadı ne de tuzu kaldı

Uzaklara yakın

Kendine yabancı


Birazdan şems merhaba diyecek

Tamamlayacak geceden yarım kalanı... 



Fırat Bal

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış