Düşten Gerçeğe...

Düştüm ben gerçekten bin kez kırıldım
Zaman havuzunda kan kızıl sular
Kaç defa öldüm ben kaç kez vuruldum
Baş mıydı son muydu acep uykular

Taş evler, caddeler bir suskun yığın
Altında kalmış dün... Gün adlı çığın
Kalbime seslendim...' Kalbine' sığın
Aklımda pranga... Bitmez sorgular

Ruhum yalınayak ve çırılçıplak
Tüm levhalar aynı çıkılmaz sokak
Yürüdüm...Yürüdüm göğe bakarak
Sustu; çığlık çığlık yorgun korkular

Her köşe başında yolumu kesen
Bir rüzgar başıboş dört yandan esen
Ben miydim göklerde o silik desen
Gölgeler... Sessizce bana sordular

Şu yıkılmış şehrin her bulvarında
Aradım umut var diye yarında
Yağmurda, çamurda düşen karında
Bulduğum yalnızca soysuz kuşkular

Dönüşü yok yolun sonsuzmuş gece
Baktığım bir şeffaf camsız pencere
Basmaz ayaklarım artık hiç yere
Ne garip... Şu özüm ‘Yok'u arzular

Ahmet Demir

Yorumlar
  • Henüz yorum yazılmamış