Yanılgı Perdeleri

dur gitme hemen

bir dem anlatayım

yanılgılarımla yarattığım

tenimde sönen şu sevdasızlık ışığını


kara gözlerinden kaldır bir vakit

sesini ardımda bıraktığım an'ın kızgınlığını

bakma bir dem deyişime

seni ve yokluğunu sana anlatmak

sığmaz ömrüme


sanma ki bu avaz

gelip geçecek kuru bir pişmanlık

sensizlik

baldır kemiği alınmış bir çift ayağa biçilen

sonsuz bir yürüyüş kadar zor


ola ki kendime serzenişime

bir yanılgı olarak hükmedersin

yokluğunun günlerine şahit şu

toprak

su

ve güller üzerine and olsun ki

kurtlu ekmek tadında yaşadım

zifirine kadar kırılmış geceleri


sen

akşam yıldızının ışığından

gözlerime süzülen bir lütufdun

şimdilerde anılardan yansımalarla

ancak bir adım uzağı seçiyor

ferini yanılgılarımdan perdelerle söndürdüğüm gözlerim


sensizlik birçok şeyi aldı benden

unuttum

tınısında ruhumun aşka doğru göçe durduğu şarkıları

toprağın kokusunu

kırmızıyı

ve

papatya dileklerini


bil ki sevgili

duyularımı yitirsem de bir bir

payidar bir sevi

adımı yüksünmüş dudakların

Hüseyin Özüpekçe

Yorumlar (4)