8 Mart 1857
Büyük demokrasilerde insandık hani
Güzel işler yapardık
Özgür sabahlarına saklanıp şehirlerin
Kaç devrime ölümler vermiştik
Kan gölü ay şafakların da
Titremiş miydi ellerin
Dokunurken bir çocuğun suskunluğuna
Manasız sorular vardır bilirsin
Korkak dudaklardan dökülen
Hem de
Deniz kıyısında rüzgarı özlerken
Uzak bir limana yanaşır gemi
Bırakır demirini sulara
Gürültüsü dolar geceye
Tasası hep canı yanmayana düşer ya
Anlamını yitiren düş kırıntıları
Nasıl da saçılmış ortalığa
Giyindiğimiz gün
İsimsiz kalmış
Hangi iklime yağıyor yağmurlar
Kaç çığlık dolaşıyor sokaklar da
Gözlerin de büyüyen korku
Hangi çağın habercisi
Bir yudum su bekleyen dudaklara
Bir tutam ateş dokunurda
Tutuşur ellerim
Coğrafyasını yitirmişti aşk
Oysa çok yakındık bahara
Soğuktu daha fakat
Kar yağmıyordu
O büyük bir şehrin sokaklarına
Ama sabah muhakkak olur
Biliriz bunu hepimiz
Aydınlık bir kadın eli
Dokunur hayatımıza
Isınır düşlerimiz
...........
8 Mart 1857 New York
Dokuma işçileri kapatıp makinaleriı başladılar hep bir ağızdan söylemeye direniş şarkılarını . Önce ateş açıldı üzerlerine çekildiler dövüşerek fabrikanın bahçesine. Oysa istedikleri sadece biraz fazla uyuyabilmek aileleriyle biraz daha vakit geçirebilmekti. Bahçeye de girdi büyük demokrasinin kolluk kuvvetleri birkaç ölü bırakıp arkalarında doluştular duvarların arasına . Sonra duman diye bağırdı biri sadece bağırdı ama dışarıdan kapalıydı kapılar.