Açık Öğretim / Uzaktan Selamlık
70'lik California istasyonunu bölüşü kalmış aklımda
Rüyasını aydınlatan iplik iplik bir fener
İrrasyonelliğe yoğrulan hırçın dalgalar...
Emniyetli olamaz geceyi gece yapan vakitler
Sonra Güneş çarpar cama
Öyle bir aydınlıktır ki; çözüm sürecini bile sövüşler ayaküstü
Ehil değil ehemmiyetsiz düşer yorganı bacaklarının arasından
Uzun siyah saçları usundan yansır aynaların ferine
Öyle adına aşk koyup, basıp gidemezsin
Nominal değerler pozitivizm parametresine bulanmalı önce
Yarım ekmeğin arasına taze taze hamsileri koymalısın
Çay iyi gider bak yanında
Boğaza nazır götürmelisin tüm bu güzelliği
Aynı şehirde olmanın yabancılığına içmelisin sonra rakını iki duble
Vay arkadaş çıkmalı ağzından, ulan birader ya da...
Şii kardeşim; yavaş gel biraz yahu
Ağzından bir hayırlı cümle çıksın be diye içine eder gelecek küfürlerin
Canım dostum Ali Fuat...
Arka fonda Can Yücel'in: "Bana şiirlerinde küfür etme diyorlar usulsüz;
Lan bu kadar orospu çocuğunu nasıl anlatayım küfürsüz." şiiri mırıldanıyor
Duydun mu Ali diyorum, duydun mu?
Adam böyle olunur işte...
Adi düzenin afilli oyuncaklarıdır tozlu siyah yalanlar
"Adına sır diyorlar sevmelerin
Gürültülü harflerin sükûta izdivaç ediyorlar
Mahrem duygularını telveye terk ediyorlar hani..."
-Son olarak ayılmak için Türk kahvesi içtik Ali'ciğimle orta şekerli
Buralar bozulmuş, sevdalar tozutmuş, biz ise dostum çok geç kalmışız yaşamaya
Sevgili edinmek mi?
Olur mu hiç öyle şey, bir daha da olmaz hayatta-