Ağabeyim Şehit Oldu
Ağabey!
Gözyaşlarım dindirir mi
Kemiklerindeki sızıyı
Gözyaşlarım dindirir mi
Beni geride bırakırken çektiğin acıyı
Küçüktüm. "Abin şehit oldu." dediklerinde
Hiçbir şey yapmamıştım
Kafamı yastığa gömüp
Hıçkıra hıçkıra ağlamıştım sadece
Ve ağabey
Seni çok kıskanmıştım
Çünkü artık hiç göremediğim
Annemle babamın
Yanına sen yatmıştın.
Hani gitmeden önce bana verdiğin mendil var ya
Annemin isimlerimizi işlediği, annemin mendili...
Beni o mendil büyüttü ağabey
Beni o mendil yaşattı.
Şehit düştüğünde bile bırakmadığın
O siyah tüfek var ya, babamın tüfeği...
O tüfeğe hiç dokunmadım ağabey
Bembeyaz çarşaflar serili yatağının üstünde duruyor.
Cephede sırt sırta savaştığın dostun getirdiğinden beri.
Ağabey!
Merak etme, ezdirmedim kendimi
Sen hep öyle derdin ya
Kimsenin önünde ağlamadım ağabey
Kimsenin önünde eğilmedim.
Ağabey!
Sana hep annemle babamı anlattırırdım,
Hatırlıyor musun?
Yüzlerini, saçlarını, gözlerini, gülüşlerini...
Tam 16 yıl geçince ağabey,
Senin yüzünü bir ışıktan ibaret hatırlıyorum.
Bir de mutsuzu mutlu eden gülüşünü
Kar beyaz bir ışık gibi görüyorum rüyalarımda
Kırmızı bir atı olan kar beyaz bir prens...
Her rüya gördüğümde tekrar gurur duyuyorum ağabey
Benim ağabeyim şehitlik mertebesine ulaştı.
Ağabeyim şehit oldu.