Ağlamanın Manifestosu
yorulmuş aklımın çeperi
küstürdüm ağaçları menekşemi
saçlarımda fırtına rengi
kedim bile bunu bildi
sense sigarayı bırakmamı bekliyorsun
al bunlar seni öpen dudaklarım
sana mızırdanmam
kelimelerim görünmez artık
susar işte ağzım
ağladım ben
terket beni
esrik esrik taşmalarla
oturmuşum öylece taşıyorum
alacakaranlık yazıp içine
kalbim uzaklara gitmiş
sense serinlik vermemi bekliyorsun
aklım sızarken duvarlardan
yere düşmüş tokamı almaya bile üşenir
derisi yırtılmış bir kuşum
tenim deniz kokmuyor artık
şiirlerim tuzla buza boyanmış
şimdi ne avutur beni
ağladım ben
terket beni
al bunlar sana dokunan ellerim
ablak, suratsız, ifadesiz tırnaklarım
hakikati tırmalamaktan başka işe yaramazlar
sense dinginlik vermemi bekliyorsun
bedeninde Tanrılar aramam
kuytularında ayinler yapmam artık
cennetten kaçtı işte ellerim
ağladım ben
terket beni
al bunlar sana bakan gözlerim
kirpiklerim kapanmadan rüyalara gönderdiğin gözlerim
varlığının içinde yok olan gözlerim
çorak çöllerde kekik kokusunu sende bulan gözlerim
dudağının kıvrımında zehir zıkkım uyumak isteyen gözlerim
bu bendeki efkar şimdi sürme niyetine
içimde deli gibi eşiniyor sancılar
ölüye bakan biraz ölürmüş ya
ağladım ben
iliklerime kadar
ağladım ben
çok ağladım ben
terket beni