Ağlayacak mısın Yoksa
Küçük,küçük damlacıklar
Sarı yaprakların üstünden
Sarkıyor,aşağıya
Gözleri,
Toprağa bakar gibi!
Eğer,düşerse gözlerine
Bir yolunu bulup,
Yanağından
Anlamazsın bile,akıp gittiğini
Öyle ya
Boş bulunulmuş,bir anında
Her zaman sarıldığını
Hissettiğin,
Ellerini?
Dayandığın ne varsa,birer birer kovulup
Farkında olmadan,
Başka bir elin tuttuğunu
O ateş
''Külü özünde biçimlendirmeyen''
İçini,nasılda yakar
Sakın ha sakın,elini boşlukta bırakma
Sakın
Gözlerini ayırma
''Bak''
''Bir gazete,kapandığında''
''Bir şair,tutuklandığında''
''Bir aydın,gözaltına alındığında''
,,,,,,,,,,,,,,,,İş başa düştüğünde
(Ağlayacakmısın gülüm)
Nasıl giden dönüyorsa
Gelende gitmiştir,gerisin geri.
Çok sular,akarda
Çokda insan geçer,köprülerden
Cennet ırmağı değilsede
Sıratta değil!
Bu emek heba olurmu zannedersin
Hayır,hayır;;Hayır!
O köprüleri sen,inşa etmedikçe
İnsanları,birer birer,karşıya geçirmedikçe
Boğulan ve boğulacak olan
Neslimizdir,asırlarca
Ve
Asırladır
(Her yağmur yağdığında
İşte böyle düşünürüm)
Bulutlar,hep bir elden,eyleme niyetlense
Yinede gözlerininki gibi,boşalamazlar
Anlatamam
Gözbebeklerinin nemli halini
Ama bilirim
(Bilirim,toprağında
Bu yaş/lı/lık/ta bereketlendiğini)
Ağlamasınıda bilir
Gülmesini de
Bu umut heveslisi,şair.