Ah İstanbul?..
AH İSTANBUL?..
Sana kırgınım desem alınır mısın..?
Sana dargınım desem gücenir misin..?
Ah İstanbul ah..
Başı dumanlı gönlü sevdalı İstanbul..
Neyimi bıraktın ki almadık benden,
Giden gelmiyor gayrı geri senden,
Ayrı koydun kopardın beni gülümden,
Ah İstanbul Ah..
Gözü kara, sevdası kara İstanbul?
Gitmez gözümün önünden Kadıköy iskelesi..
Bir gelin gibi süzülür, nazlı Çamlıca tepesi,
Kulağımda çınlıyor hala o buğulu sesi,
Sen o gece nöbette idin, şahitsin sevdamıza,
Ey Yaros Kalesi?
Ah İstanbul..derdime derman olur musun desem,
Neler çekiyorum senin yüzünden bir bilsen,
Senin hiç vicdanın yok mu..izanın yok mu..?
Arkana bakıp ta perişan halimi bir görsen,
Benden aldıklarını gayrı geri versen?
Şafak neyine ki alaca karanlık koydum senin adını,
Ne bıraktın ki bende, almadın mı daha muradını..
Coşsan, çağlasan, akıtsan boğazdaki bütün sularını,
Ah İstanbul?.
Söndüremezsin alev alev yanan sinemde ki Nar'ımı
Bilirim otuz Ağustos senin zafer bayramın..
Ya yirmi beş Ağustos onu niye aldın ki sinene..
Bilirim, sende bende unutamadık o günü,
İkimizde hatırlamak istemiyoruz amma,
İşte o gün beni sinenden Red'i ilhak günü?.
Selim GÜRCAN