Ah Ulan Bursa
korkuturdu beni hep büyük şehirler
dertleride büyük olur die düşünürdüm
acılar sana getirdi beni Bursa
Yolunu izini bilmezken kucağında bulu verdim kendimi
ayağım yollarına bedenim semtlerine nefesim havana alışamadı bir türlü
sevemedim dillere destan olan hiçbir yerini
aksine;
sen o kadar güzelldin ki toprağında yatan peygamberler tüm maneviyatıyla
kucaklamıştı seni dağlar şemsiyen olmuş yeşillik elbisen...
Heykel,cekirge,nülifer....
her sana gelişimde ızdırap dolardı yüreğime
Korkardım en sevdiğimi alacaksın bu seferde die
mücadelemiz 2 yılı aldı tam seni sevmeye başlamıştım
hastane altındaki surlarını...ordan şehre bakan eşsiz manzaranı
yüzyıllara tanıklık etmiş dağlarını...ilahi kokan türbelerini...
hepsini özler olmuştum...senin kalbinde yaşamayı bile düşler olmuştumm...
ama son seferde..yaşama sebebimin bensiz son seferinde.......
artık nefretim olmuştum.onun canını alırken beni yaşayan ölü yaptın.
yolların nefretim,dağların yüküm,havan zehirim,peyfgamberlerin isyanım...
ah ulan bursa sen ne yaptın...
toprağına yüzüncü peygamber mi katacaktın..beni öksüz mü koyacaktın.
nefretim sana değil Bursa nefretim bizi kedereş eden kadere
sen peygamberlerinle yüzyıllarca yaşa,sevdiğim peygamberlerinin şefatiyle cennete..
yollarına yorgun,,sana dargın olsamda
Seni seviyorum ah ulan BURSA....