Akıp Gitti Geçmişimin Ahire Dönük Evveli
Ey gönlümün umarsızca tutkun olduğu geçmişim
İlelebet bir sevda bu bendeki sonsuza uzanan
Hayatımın tam ortasında yeniden karşıma çıkan
Sönmeye yüz tutmuş yangınlarımın alevi
Haydi, gel de söndür sol yanımın cehennem ateşini
Yok, yok ya da uzak dur paramparça edip uykularımı bölme
Duygularım sessizce dinlenirken tarumar etme
Yolunda giden vasat yıllarımın yalnızlığına alıştım ben
Sevda mı o da neymiş, mecaz duyguların dünyaya meyli
Bastırdım ben içimde küllendi sana olan sevgi
Savurdum külleri denizlere, ummanlarda serap şimdi
//Gelgitler de duygularım kıyıya vurmuş bir denizyıldızı gibi çöl yangınlarında kavruluyor//
Gözlerim de bir tutkuydun bıraktım azat sellere düştün
Akıp gitti geçmişimin ahire dönük evveli
Anladım ki tutuşsa da yüreğimde geçmişin özlemi
Sönmeli bu yalandan yangın
Her can yalnızmış fanilik âleminde
Bakıyorum şöyle çevreme yanan yakılan
Hep yalnızlık yaşanılan
Bir ömür göz açıp kapamak anı
Ben de derim ki yaşamadım say sensiz geçen zamanı
Sormuyorum ya sen nasıl geçirdin fıtratım dediğin canından ayrı yılları
Sonsuzluklar da belki bulur ruhlar sevda diye tutkun olduğu cananını
//Mahşere kalan hesaplarım var, giderken benden düşüncesizce, dönüşü olmadığını biliyordun sen//
// İlelebet sürmez bu yangın, gökyüzü düşer belki, bulutlar yangınlara iner ve alev suyun rengine boyanır, aşk denilen mecaz duygu türap olur aslını bulur//
Melek...