Aklını Yitirmişse Zaman
Uzun bir yolculuğa çıkacağım yaşanmamış yılların ardından.
Kederimi aşan sırlarım, kılık değiştiren düşüncelerim
Olacak yalnızca yol arkadaşım.
Gecenin bağrından kopan gündüzler karşılayacak beni.
Doğanın dost kucağına düşeceğim geçmişe inat
Son kahkahasını atan kalbime hediyem olacak
Ölçemediğim derin duygularım
Bir de gücümü azaltan kaygılarım.
Yağmur olup damla damla yağacağım
Akıl tarlamın merhamet çiçeklerine.
Sulayacağım yüreğimi acıtan soğuk karanlıkları
Ve beni yabancı neşelere terk eden gururumu!
Ne gösterişsiz giysilerle korunacak gecikmiş övgüler,
Ne taş yazıta eklenecek ulaşılmaz hayaller
Ne de yap-bozun yalancı parçaları arasına gizlenecek adım.
Zaten hiçbir anlam ifade etmedi ki senin için
Beşinci mevsiminde bu kadın! ...
Sulha kurşun sıkılmış, aşka kefen giydirilmişse,
Loş ışıklar altında kendine kalmışsa sevgi
Ya da doğduğu yerde öldürülmüşse aşk
Neye yarar ki,
Tükenen uyanıklığımda aklını yitirmişse zaman? ..
Aklını yitirmişse! ...
Duyguların titreşimi
Hoş kokulu iki çiçeğin buluşması
Değil miydi ki yolculuk
Ya da gecenin müziğiyle gün ışığına
Şarkılar söylemesi yüreğin? ...
İşte ben de bunu yaptım:
Büyük bir sessizliğe büründüm,
Sözlerimin üzerini örttüm
Ve ruhumun terk ettiği benden uzaklaşıp
Sisten arınmış ufka kadar mavileştim...
26.08.2008