Al Senin Olsun Ömrüm
Titretirdim ya yürüdüğüm yolları hani benim geçliğim nerde
Koştururdum ya sevdaları peşim sıra nerde benim günlerim.
Ayaz'a göz kırpardım ya yarı çıplak umutsuzluluğumla,
hani benim düşlerim nerde.
Firar eden sen misin gönül kafesimden, artık göremeyen benim gözlerim mi.
Hep savurmuşum kar beyaz düşleri mi yaşadım sanmışım,
Oysa yaşamak görmekmiş seslenen bulutları.
Ağlamışım hep kıyıda köşelerde duyan olsun diye mi ,
Fikrimin bana isyanıdır bu çaresizliğim tut ki ne yapılır hazan geldiyse.
Ben sevmeyi kolay yerinden öğrenmedim büyüklerimden korkarım, incinirsin
Geriye bakmayı da anlatmadı kimse gelen olur diye ağlarım, üzülürsün
Yalnızlığı da anlatmadı kimseler bu kadar hırçın diye yıkılırım, yanarsın.
Yalvarmanın da tek bir yolunu bilirim ama sen için değil, belki anlarsın.
Kovalamaca değil ki sevda dedikleri uyanıkken düş görebilmektir
Hep yalnız bırakmak değildir ki değer vermek an ı beklemeden anmaktır.
Tutulası bir şey mi sanıyorsun sen yaşam girdabını boğulmadan ölmektir
Aynası olur mu saçlarındaki aklar çektiklerinin merhaba demektir yeni güne.
Ahhh, bir ömrün kıyısında yazdırdığın bu mısralar kim için bilir misin,
Düşlerine tutunup her damlasını içine çeken kim kim dersin,
Adam gibi sevmeleri öğrettim de kendime bir seni adam edemedim
Yıkıp gittin bu ömürde çaldığın geçliğimde al senindir bundan böyle bana mısralar kaldı