Altın/cı Bahçem
Oysa ki bütün yıldızların benim olmasını istedim
sadece sabah ikiye bölündü.
Toprağın ilk kokusu üzerimde kalsaydı
yağmur ıslatmaktan vazgeçerdi.
Sırılsıklam olmuş saç tellerim
ve
düşlerim üşümüş .
Yığılmış yere avucumdaki çizgiler
papatya düşmüş hayallerime
bir adres'de kaybolmuşum,yok olan şehirde
oysa ki
kanatıyordu dikenleri
nedir bu avare arayışlar bilmiyorum
nedeni kök vermekse
gün geçtikçe kuruyorum
yığılıyor yapraklarım
ve
sonbahar! Sonbahar diyorum.
Korkuyorum..
Harfleri unutup hecesiz kalmaktan.
Kızılca kıyamet benim günlerim
çok şey gençliğimle buz gibi eridi
kadife elbisemi artık giymiyorum
aç/açık kalsam
susuyorum
dilime değdirmiyorum bir çift söz
değmiyorum yaşamlara
sövmüyorum da..
Uzunca dalıyorum sadece geçip giden zamana!
Öfkem tutuşan bir alev gibi
ölüm ne zaman gelirse gelsin
doldurdum aşk/ı bir şişeye
ha varım ha yokum
benim bütün alfaben ahiretim
benim bütün yorgunluğum cehaletim
benim serzenişim sensizliğim..
Sessizlikti benden önce
ve
benden sonra uçurumdu kıyamet!