Ankara Sokakları 11
Ayağıma takılan her taşına aşığım,
Kıymetini bilmeyen Ankara Sokakları.
Ben bu ağır vebali söyle nasıl taşırım,
Uzun yıllar gülmeyen Ankara Sokakları.
Can verip bozkırına Atam ümit ekmişti,
Yedi düvel olsa da o restini çekmişti,
Hışım yüklü bakışa ne manalar çökmüştü,
Tezgâhlara gelmeyen Ankara Sokakları
Halimize bakıp da iç çekerim derinde,
Bir kalıba sığmıyor, kadının da erinde,
Sanki rüzgâr esiyor, kahramanlık yerinde,
Karanlığı delmeyen, Ankara Sokakları.
Çıkacak gür avazı merakla bekliyorum,
Yaşlı ve yorgunluktan arada tekliyorum,
Ümitleri ulayıp, sabırla ekliyorum,
Saltanata kalmayan Ankara sokakları.
Sence daha kaç gecem uykusuz geçer söyle,
Bağlantıyı kaybettim, dünden şehirle köyle,
Çıkamadım coşarak, düğün, dernek toy ile,
Gönüllere dolmayan Ankara Sokakları.
Artık farkına varsın, biraz vicdan sahibi,
Sabırlar zorlandıkça, görünür suyun dibi,
Kol kola girer birden emmi, dayı ve bibi,
Mazlumdan ah almayan Ankara Sokakları.
Emanet ehlindeyse herkes tabi olacak,
İhanet eden varsa şamar olup vuracak,
Çaresizin yanında çakılıp da duracak,
Yiğitlerle solmayan Ankara Sokakları.
Ağzında laf ıslanmaz, su katmadık küfürlü,
Çehreleri bulanık hesaplar türlü türlü,
Aslı zır cahil ama görüntüde kültürlü,
Layığını bulmayan Ankara Sokakları.
Ne söylesem hicranım büyüyerek artıyor,
Tona aklı ermeyen, gram ile tartıyor,
İçimdeki alevler yüreğimi yırtıyor,
Kalk borusu çalmayan Ankara Sokakları.