Anlam Derinliği
Çok şey bilmek işe yaramaz
Hele şiirde haddini bilemedikten sonra
Ya yaşamda...
Kendi kısır döngümüzde...
Garip ama kendimi ihbar eden yine yüreğim
Dudaklarımdan dökülüver sözcüklerim
Edalı'm, Sevdalı'm
Boynuma vebalim!
Umulmadık bir anda insana dert ortağı oluyorsun ya
Şu anlaşılmayan bil ki yazarlığım
Yinede taş gibi ifademle selamlarım
İnsanız nihayet yazıyorsam gönülden inanmalıyım
Gördüğüm tüm aksaklıklar eleştiriler
Gün ortasında bütün benliğimi saran şu sorgular
Bana neler olduğunu lütfen anlatsınlar
Zihnimi kuşatan tik taklı mı bu şairce düşünceler
Sürekli yenileniyor hayatımda felsefeler
Hatırlıyorum da
İlk düş kırıklığım kırkın başındaymış
Hafif mahcup, hafif isterik
Meğer vazifeleriymiş
'Fikri susturulmuş düşüncelerin...'
İsterdim elbet inat ve sabrımı anlamalarını,
Anlatmamı,
Sırf bir sır perdesinin vasiyeti gereği
Dönüp şimdi gittiğim yola baksınlar
Kalan üç beş kişi
Zor zamanda asıl seslendirdikleri
Tanıyamadıkları
Çalım atmak gibi
Yazdığını sandıkları
En ufak bir ruh halinde
Değişikliğe meydan okumaları
Artık kendi kendime sansür uyguluyorum neden?
Sık sık kapalı dudaklarımla
İçinde binlerce ayaklanışın
Gözlerimin içine bakarak söyle hadi
Hangi noktada boy vermişim
Günler,aylar,yıllar hep bir uzun hikaye
Ya özgürlük ...
Bazen hayal sinemamda yazar oluyorum
Herhalde suspus olmuş rollerde oynamaktansa
Sonsuz bir hayattan bahsetmek için
Dar bir sahada ilginç tesadüflere gebe miyim?
Büyüdük işte kusurlu yanlarımızla
Ya insan olmayı reddeden düşünceleriniz...
Bilinmezliğin nezaretinde keşkeleriniz...
Yaz be derim kardeşim yaz mutluluk aşkı artırır!
Ne demiş Şeyh Galip...
Şiir, mumdan kayıklarla alev denizini geçmeye benzer.