Anlarsın
Anlarsın
'Gençlik bir hazinedir' derdi mor sümbüllerim;
Sen, yaşlı çınarları gördüğünde anlarsın
Bahçendeki cellada eğilir bülbüllerim
Yılları hayallerle ördüğünde anlarsın
Zümrütten bir serçeyim, bazen gökte uçan kül
Ey pervasız gönül! Sen de iplik iplik sökül
Yoksa seyran olduğun pırlantadan bir kâkül
Aşkı ebediyette, kutlu günde anlarsın
Su ol, aziz pınarlar bağrından toprağa ak
Güneş'e tutulan şu güzel lalelere bak!
İçtiğin pınarlardır, seni doyuran zambak
Çiçeğin çehresini, düğününde anlarsın
Daha gencim, dünyalar ve gökler hep benimdir
Zaman, ölüm, yaşam ve gurbet; söyleyin kimdir?
Zaman, ölüm, yaşam ve gurbet sana hekimdir
Saçlarına pamuklar düştüğünde anlarsın
Tokluk senin cevherin, isteklerin hazinen
Deryandan kum tanesi ver, eksilmez definen
Açlıktır sahipsizin gördüğü; madden, manen
Kimsesiz bir çocuğun söküğünde anlarsın
'Gencim ben, gök de yer de benimdir, benim' derim
Gecelerle boğuşur, gündüzü hoş ederim
Bunları yaşamandır benim büyük kederim
Beni, şu kalbin sana küstüğünde anlarsın
Yaşarken rüya gibi, eğilmez bir baş oldum!
Eğilince yârimin gözündeki yaş oldum
Şimdilerde ise lal, mecalsiz bir taş oldum
Beni, kara toprağa girdiğinde anlarsın...