Aporia Gidişler
Yağmuru özlüyorum toprağım artık çorak
Açmıyor hiçbir rengin ve yetişmiyor umut
Hazan satıhlarından biçiyor beni orak
Avucuma düşüyor bu acılarım somut
...
Gidişini bilirdim; bilmezken sebebini
Önce sessiz haykırış bütün renkleri döken
Kaleyi içten yıkan sonra büyük fırtına
Usul usul ağlardım çok eski bir makâmdan
Anılar sanki gerçek çerçeveler sinema
Doğan yalnızlığımın sanki gölgesi nema
Bu yazdığın fermanın meşru bir intikamdan
Ayrılık gömleğini geçirirken sırtına
Kalbimi yaralayan kanatan kırıp söken
Artık savaşıyorum yaşıyorum harbini
Kavuşurken gölgeler varlık yokluk dilemma
Aporia gidişler muğlak hazin muamma
Gidişini bilirdim; bilmezken sebebini
Kaderime işlenen acı kanaviçesi
Belli ki iki gözüm senden gayrı görmüyor
Zalim feleğin işi olmasaydı ayrılık
Vuslata çıkan yola kurulur aşkta pusu
Kıymet bilmez gözlere sorulur aşk tapusu
Gözyaşlarım akıyor resmine ılık ılık
Yanımdasın gitmedin; gönül ayrı görmüyor
Işığını gönderen aklımın zayiçesi
Apansız bekliyorum kalbimin sahibini
Özlem denen bekleyiş aşk'a âşık müsemma
Aporia gidişler muğlak hazin muamma
Gidişini bilirdim; bilmezken sebebini
İlkbaharı beklerken; yazı kışa döndürdün
Şu gençliğimde beni verdin kara toprağa
Düşlerim hayâl oldu esti hicrân rüzgârı
"Elbette bir gün döner" kendi kendime derdim
Çoğaldıkça çoğaldı geçen zamanla derdim
Ak mendiller sallandı boşaldı tren garı
Sararıp soldum yarim döndüm kuru yaprağa
Diktin arsız inciri ocağımı söndürdün
Kazananı var mıdır görmedim galibini
Aşk kitabı laedrik harfleri de mülemma
Aporia gidişler muğlak hazin muamma