Arabesque
miras değil bir kadının el izleri
şuramda gömleğimin hiç keşfedilmemiş kara parçasında
arabesk, mentollü mendillerde sınanmaz
bu aşikar
bu hoyrat
bu gecekondulaşan zihin terapisi
senin ellerin, hiçbir davetten yoksun değil
cellat gibi ansızın indiriyorsun gözlerini
fransızlara arabesk diyorum
giyotine dolduruyorlar ürpertilerimi
hep bir ağzıdan bağırsın istiyorum
dünya : welcome çiçek abbas
sözler gövdelerin kuşlarıdır
sen hiç dudaklarını güvercin
kanatları olarak düşündün mü
unutma arabesk harita metot defterlere işlenmez
teşbihte bir hata var burası gerçek
ama yokmuş gibi yaşıyoruz
istisnaya güvenme bu kadar, biliyorsun
arabesk, radyoda söylendiği gibi durmaz
nereden bakarsan bak zamanın düzlüğündeyiz
sokağa taşınıyoruz her gözle
her eve giriyoruz
içimizde kavurucu bir yalnızlık soğuğu
unutma arabesk adaına göre muamele yapmaz
ve acılar manuel değildir.
evet, bizden başka takıntılarıda var kentlerin
otobüs saatleri, heykelli meydanlar
yani acımızla bir okunur andımız
ve jiletle kanızır aslında
arabesk, pembe pabuç değildir, şemsiye hiç
buraya kadar her şey muammanın süt dişidir
efendi gibi oturup bir birini yer sevgililer
ve sofralardan birisi erken kalkar
otobüsler gibi, zihnimde diyorum ürperti
bir fransız giyotini ve hala bağırıyor dünya
aleyküm selam çiçek abbas.
ve şimdi arabesk dinlemesinde neylesin kuşlar
(şiirin herhangi bir yerinde durup müslüm gürses/Tanrı istemezse de diyebilirsiniz)