As Beni Mısralarına Sofia
Dieses Gedicht wurde am 22.11.2013 zum Gedicht des Tages gewählt.
Bir gün
akşamı da alır gelirim yanına
uzak denizlerin ardına kaçarız
en az kuşlar kadar öperiz gökyüzünü
notaları, kırlangıçların göçüne asarız
uçmaları içeriz özgür kadehlerden
Cemal Süreyya dinleriz Sofia
biraz da, fazlaca özleriz...
Bütün sarhoşluğu biter dizelerin
sonra,
sonra yalnızlığa çıkar tüm sokaklar
sesi kesilir yıldızların
saçları deniz kokar tüm martıların
yüzümüzde
günahkar sevinçler biriktiririz
boş ver be Sofia
ayrılığa bölünde de bütün uyaklar
aldırma
inan ki, biz böyle de güzeliz...
Bilirim Sofia
payına düşeni yaşıyor her insan
payım ol istedim bu yüzden
yıldızları tutuklu, güneşi mahçup bir ülkenin
yediveren bir iklimini taşırken bedenim
bazen, yolculuklar da yoruluyor
susuyor gönlümün vokali bir bir
ve gün geliyor
en sevdiğim şarkılar da düşüyor dilimden...
Cinayete kurban gitmek istemediğimdendir
hiç kimse beni sevsin istemiyorum
hiçbir gidene benzemiyorsun çünkü sen Sofia
bu yüzdendir
hiçbir intiharı senin kadar özlemiyorum...
Bir seyyahım gözlerinin içinde
yanaklarımda senfonik tebessümler biriktiriyorum
acıkırım diye olur olmaz yerlerde
ceplerime birkaç şiir sıkıştırıyorum
ayrılığın mevsimi yok be Sofia
rengi ve ırkı da
kendime sarılıyorum sımsıkı üşümemek için
ve annesi sensin diye tüm kelimelerimin
ben hep aynı yerde öyküleniyorum
Hani ''KAL'' deyip de gittiğin o sokak var ya
işte orada Sofia
son yolcusunu alır gibi bir trenin
bize dair umutlar yeşertiyorum...
Sen diye, sana diye yürürken acılara
düşsem bahtına yıldızlar gibi
umutlarımın üzerini örter mi umutların
bilmiyorum
Sen ki yetmiş iki dilde tek karşılığı aşkın
as beni mısralarına Sofia
üşüyorum...
Acılara inancını yitirmiş biriyim artık
hüznü yaralarımın ortasına batır
batır ki
arınsın gidişinden kimsesizliğim
kaç sensizliktir ki, ölemiyorum ...