Aşk Hikayesi
Güz yağmurlarında sevdik biz
Güz yağmurlarında ağladık hüzünlere
Bazen bir sevda türküsüydü
Bazen ayrılığa ağıt
Kara gözlerine sakladık,
Gizli kaçamaklarımızı.
Ne biz bildik ne kimseye söyledik
Yedi veren gülü gibi ellerin
Ellerime alınca içten sıcacık
Mehtabı yakalar avuçlarına bırakırdım
Ne şımarıktın kara gözlüm
Sevildikçe sen sevilmeye,
Ben sevmeye doyamazdım.
Tek şikayetimiz zamandı.
Nasılda eriyiverirdi varlığınla
Gül mevsiminde güldün, güzde yağmurum
Ben en çok ellerini özledim,
Birde başını omuzumda görmeyi.
Kimi gün sakinim kabulüm ayrılık
Kimi gün coşar taşar isyanım.
Hep o yağmur akşamlarını hatırlarım
Şiir gibiydi düşlerim yada,
Şiir gibi yuva düşledim.
Masadaki örtü, camdaki perde
Ah kara gözlüm yıldızlı gözlerinde
Sen benim sabah güneşimdin.
Şimdi nereye baksam hayalin
Cadde ışıklarında, kaldırımlarda
Her yerde saçından bir tel
Yürüdüğümüz sokakta ayak izlerin
Gel desem, dön desem, bilirim gelmeyeceksin
Hani saçındaki örgüler gibi
Büklüm, büklüm gururun var ya,
Hani kendi dağlarında inemediğin yokuşlar.
Hani açıpta uçamadığın...
Kırık kanatların var ya,
Hani o en gizli düşleri yazdığın
Gurur inat defterin var ya.
Bir çizik attın üzerime
Ne ben sadakatsizdim, ne sen vefasız
Çabuk bitti bu hikaye zamansız.
Değmezdi be kara gözlüm
Gurur dediğin ne ki?
Versen almaz fukara, satsan etmez beş para.
Gülcenaz