Aşk-ı Firar
Aşk-ı firarda gönlüm sensizliğin ilk aşkamında
Katıksız sevdalara kapalı gönlüm karanlığın o ilk başlangıcında
Olmuyor olsada sensiz;
Sabırdan gayri ne çare ayrılığa alışırken
Kumsaldaki çakıl taşları misali
Savaşıyorum yalan dünya dalgalarıyla
Gökyüzü hep karanlık
Yıldızları topladım bir bir cennet çiçekleri misali
Şimşekler bile çakmaz oldu sensizliğin hazan mevsiminde
Dolunay artık cılız,yakamozlar ebedi öksüz
Biçare ruhum tutsak taşanmışların hasretiyle
Çiselerken nisan yağmurları
Bedenim üşür,yüreğim hep kor
Martılar eşlik eder yanlızlığıma
Aklımda sırma saçların
Gözlerinde dup duru hayalin
Ayrılık dediğin bir yudum su;
İçmişim aşk şerbetini vuslat olmasa ne fayda
Vakit ayrılığa beş kala
Sensizliği katık ediyorum aşkıma
Geçiriyorum ömrümü boşu boşuna
Bir anlamsızlık denizinde,binmişim bir sala
Salınıyorum bir sağa sola