Aşka Saydık
Ve gül hep aşkın çiçeği olarak kalacak
Turna sürgün sevdaya çırpıp kanatlarını
Kavuşmak ki hep uzaklarda...
/Hâmdım
Gözümde mekiği dokunan zaman
Körpe bir fideydik ömrün mermer bahçesinde açan
Sükûnet bağışlayan gecelerde
Sarıldık dünyanın en güzel bahçıvanına
Kına kokardı almadan vermeyi bilen elleri
Şefkat damlardı dudaklarından
Gamzelerin de saklardı göğsünden büyürdük
Yüreği yüreğimize erirdi
Körpeydik
Sonra
Nokta kondu hayatın kayıt defterinde
Usulca çekildi
Yaban kaldık
Bir kırmızı güldü toprağa akan
/Yandım
Yanmakmış en büyük imtihan
En vazgeçilmez sandıklarımdan vazgeçmek
Ve çiçeğe renk verebilmek
Toprağa toprağın dilinden seslenebilmek
Yandıkça su olabilmek
Gecenin karanlığında
Yıldız olabilmek gökyüzüne
Yandım
Yandıkça
Aşk oldum
Aşk oldukça hayat
Hayat oldukça toprak
Yanmak kendinden vazgeçiş en büyük imtihan
/Piştim
Yel üfürür sel götürür boynum kıldan ince
En büyük yârenim beyaz bir bez işte
Topraktan bir kap idik ne dolduysak o olduk
Bir damlaydık göç var dediler derildik
V/akti bilen sırdan öte
Saf saf dizildik
Ne cismimiz ne ismimiz
Bizden kalacak üç beş kelam
Yüreğimizden yandık aşka saydık
eyvallah