Aşkın Toprağında Cenk
Karanlık dehlizlere saklanmış sevda
Bugün de göstermedi bana yüzünü,
Kalbim toprak olup gitmedikçe bitmez bu dava,
En kaliteli markasıyla yaşıyorum hüznü.
Göz bebeklerim aç kaldı görmeyince seni,
Alıp omzunda pıpışlamanı istiyor,
Haklısın ne yapacaksın iri yarı bedeni,
Tüm kozalaklar dahi bu gülüşü biliyor.
Bir ala yağız kısrak çıkıyor obanın otağından,
Ardı sıra bir küren toprak kalkıyor,
Alıp helalliğimi öpüyorum dudağından,
Tan yeri bugün kozalaklar için ağlıyor.
Bir elimde zülfikar bir elimde sancak,
Sevdam içim dört nala gidiyorum ovaya,
Ne var ki bu cenkten korkup kaçacak,
Balaların ak kınalı elleri kalkıyor duaya.
Toprağım olmazsa sevda çeksem ne ki,
Alnımı secde ettiğim vatanım yoksa ne ki,
Gülümse yaren arkamdan, el salla ve de ki,
Baba toprağım yoksa kuru sevdam olmuş ne ki.
Şahlandı doru kısrak atıldım öne,
Bir nutuk ile bildirdim istemem makber,
Cenk istemeyen varsa burdan geri döne,
Saldırdı Bozkurtlar inledi gökler!
Dedi ak sakallı Atayım Allahu Ekber!!
Döndük zaferle var artık benim toprağım,
O kuru ağaç benim, susuz kuyu benim,
Tıpkı benim gibi asi benim otağım,
Ak gerdandaki o gümüş ben benim.
Bu koca çadır işte benim sevda yumağım...