Ay Işığı Gülüşlerden Git
...
emrivaki şimdiyi ceset gibi öpen
şifa niyetine
yıldızları kadeh-kadeh içende biz
her söz ağır olur bundan böyle
bütün kelimelerin hücresi
ay ışığı gülüşlerden git
git söyletme
gitmeli peşinde pas sürükleyen
buyrulduğu gibi yaşatmak güzel
hele hele sen
mayısa doygun baharlardan
ağlayan söğüt dalından
haziran akşamlarından
sen
sen hiç aşktan söz etme...
tanrısal her ne varsa
kirleteceğini sanan zavallı
gün doğar
gün olur
kendi silahıyla kendini vurur
haberci radyo dalgaları
artık atom bombalarıyken
algı gün-gün
kartal gözüne dönüşürken
kim haksız kim haklı
hiç bir kitapta yazmaz insanlığı çürüten
ki hayasızlık itibar görür mü sandın
inceldiği yerden kopar
durmadan boşluğa kılıç sallayan o' kuru kafan
sen meydandaki gözleri
toprağını yiyen yılan mı sandın
vaktiyle yazılmış akın-akın suskunluğu
hiç okumamışsın ki
nesli tükenen kadersiz telli turnalar duysun
insanlıkla parlayan zümreler ay gülüşlerine eş...
kim bilir
gücün sır olan adı çocuktur
kıyar mı hiç çocuk çocuğa
kök sürgünü ki
insanlığın alın damarları su kıyısı
suskunluğun
görenin
görmeyenin
bir ahı
bir ahı
her yazgının bir mevsimi
katlanmanın da bir sınırı
ey azar azar gelen bela
git söyletme...