Ay Parçalandıkça Gökyüzünde
sessizlik..
gece yalnızlığı namluya sürdüğünde
yakama yapışan bir çift el..
karanlığı parçalayan bir tren gibi
çığlıklar geçerken içimden
keşkeler geçmişimi kurşuna dizerken
dışım hudut çizgisi
dışımda fırtına öncesi sanki
sessizlik..
anlamların dilsizliğinde
konuşmak istemiyorum..
cevapsız kaldıkça sorular
boğazımda büyüyor bir çığlık..
iyi veya kötü / yaşadık
ama dolu tarafın
ya da boş tarafın canı cehenneme
bardak kırık!
ay parçalandıkça gökyüzünde
konuşmak istemiyorum
susmak
söyleyecek çok şeyin varken ölmek içindir
ama yüreğim artık
kelimelerin ulaşamayacağı kadar derinde
hiçbir zaman
duvarların dili olsa da konuşsa demeyen ben
ne zaman bir harita görsem
sorasım geliyor
-O nerede?
cevapsız kaldıkça sorular
keskinleşiyor sessizlik..
bileklerim kanarken!
konuşmak istemiyorum..
ve bu çığlık kesiği gecelerin ortasında
artık iki nokta koyuyorum yarım cümlelerin sonuna
iki nokta
çünkü herşey eksik..
______________________________
Not: herşey bir "keşke" ile başlar
ve bir daha hiçbir şey "iyi ki" olmaz
______________________________