Ayrılıklar Sabahı
Ayrılıklar sabahı...
Asma yaprağının üstünde bir damla....
Şiddetli yağmurun kudretine aldırmayıp
Kupkuru kalmış gövdesi...
Kısır bir döngü bu...
Ben sana...
Yağmur sana...
Ve ayrılık,
En acısı...
Ayrılıklar sabahı...
Nur yüzlü bir kestanecinin,göz ucuyla,
Kaçamak bakışları,
Merkezinde sen olan...
Kıskanırım düşündüklerini bile,
Kestaneleri bırakıp...
Kısır bir döngü bu...
Ben sana...
Kestaneci sana...
Ve ayrılık,
En acısı...
Ayrılıklar sabahı...
Güneş,dağ başından,tüfekli,
Ele avuca sığmayan bir cesaretle,yuvarlanmakta...
Özleyeceğim,
Kapımın önünde yatan köpeği özlediğim kadar,
Gökyüzünü...
Çayırlar...
Kahramanı ilan eder,suyu...
Bende muhtacım ama...
Kısır bir döngü bu...
Çayırlar suya...
Ben sana...
Ve ayrılık,
En acısı...
Ayrılıklar sabahı...
Gecesi farklıymış gibi...
Azabın kırıcılığı,kırgınlığı...
Kırdığı kadar toplayabilse,yer yer...
Sağanak yağış ve toprak kokusu...
Ölesi gelir insanın,kokusuyla cezp edenin,
Kollarına doğru...
İşte ayrılık,
En acısı...