Ayrılıklar Şehri
Sensizliğimi anlattım ayrılıklar şehrine
Çaresizliğimi anlattım terk edip gidişine
Uykusuz kalıp seni düşündüğüm o geceleri
Anlattım kadersiz kalan ayrılıklar şehrine
İnce bir iniltiyle yağan yağmurun
Altında yürüyordum ayrılıklar şehrine
Seni ne kadar sevdiğimi anlattım
Üzerime düşen yağmur tanelerine
Ayrılıklar şehriydi çaresizce yürüdüğüm
Ayrılıkların, bitmiş sevdaların, çaresizliklerin şehriydi
Çığlıksız yağan yağmurun altında kalmış
Hüzünlere kapılmış ağlayan bir şehirdi
Ağlayan ayrılıklar şehrini gördüm
Durdum dondum içimde fırtınalar koptu
Oturdum ağladım ağladım hemde
Hiç utanmadan ağladım
Ağladım dedimya sevdiğim
Ağladıkça seni ne kadar sevdiğimi anladım
Ve sustum dur durak bilmeyen yüreğimin
Acılarını unutarak sustum
Tek şikayetimdi ayrılıklar şehrine
Terk edip gidişindi sensizliğimdi
Bıraktığın yüreğimdi unuttuğunsa
Gözlerimin kedersiz bekleyişiydi
Çaresizliğimden yürüyemiyordum
Bir türlü kendimi avutamıyordum
İçime düşen bir sıkıntıydı
Sensizlik, çaresizlik ve kadersizlik
Sitemim sanadır ey ayrılıklar şehri
Derdimin, gönlümün şehri figanımın
Son direği sessizce geçiyor zamanım
Kadersiz kalan ayrılıklar şehrinde
Ayrılıklar şehrinde sevdiğim ayrılıyorum
Ayrılıyorum çaresizce ağlayan ayrılıklar şehrinden
Soğuk bir rüzgarda üşüyerek ayrılıyorum
Sensizliğimi anlattığım ayrılıklar şehrinden
Sevdiğim, özlediğim dedim ya
Ağladıkça seni ne kadar sevdiğimi anladım
Bekledim beklediğim gözlerini sevdiğim
Bekliyorum seni ayrılıklar şehrimde bekliyorum...