Ayrılışımız Ağrımızdır!
Eminim 'Taşı toprağı altın' cümlesini kuran buradan sevmiştir birini...
Ve bundandır dibe vuruşumuz,hayatımız...
Yanlış anlamalar bozmadı mı bizi?
Bundandır karın tokluğunun yanındaki promosyonluk ağrımız
Ve gelin dostlar!
Hepinize yetecek kadar yer var!
Kalabalıklaştıkça,
Yalnızlaşıyor / um , bu şehir/sevgilim!
Ben ? Bu şehir ve aramızda Sen! Varken
Kabuk tutmuşuz,
Ayrılışımız ağrımızdır!
Gittiğin günden beri daha bir bağlandım bu şehre
Ve her sınır dışı edildiğim tatil günleri,
Uzakta çoook uzakta bir yarım öbür yarım
Yarim.. varmış gibi bekledim...
Yarım yarım yetebildim dostlarıma
Uzakta bir yar bekliyormuşçasına yaslardaydım
Sana yaşlı gözlerimle yas tutmayı kaldıramıyordu artık yüreğim.Yüreğim!! yüreğim yüzleşemiyordu bununla ve buğulu gözlerle yazmak kadar zordu bunu anlatmak!
Ne demeli ki insan, imkânsızı istiyorsa?
Âmin! Demeli yine de Amin!...
Ve zordu bu acıma şahit bulmak..
Şahitler de kaybolur ortadan...
Şahit mi dedim daha demin?
Yine saçmaladım, ben hep yaparım bunu!
Şahitsiz bir ortamda yaşadım acılarımı. Görmedi ki kimseler.
Kimseler ağlayışımı, yaşımı ve yasımı...
Ahh...
Yine kelime tekrarıyla ele veriyorum acımı...
Saklamalıyım ki sıkılmayın,
Saklamalıyım ki ve sımsıkı değil, derine derine
Gömmeliyim şu belirtisiz aşk tamlaması vakitlerinde
Suretsiz gelen yaratıkların neticesindeki göz sancılarımı
Sizleri de kaybetmek istemeyişim gi...
Evet evet, sizler okuyorsunuz ya beni
Sevgili ;
Arkada...
İsminiz neydi?
Ya benim cismim ne haldeydi?
Ve titreyişlerim
Dostlarıma yetemeyişim
Öbür yarım
Yarim
Yine akşam vakti
Bir karın ağrısı
Söylenişlerimi duyan yok
Ama rahatsız etmeden
Kalabalığı
Burası kalabalık...
Öyle kalabalık ki..
Nasıl anlatsam..
Hiç yüreğime benzemiyor!