Az Daha Dayan Gönül
Reva mıdır kalplerin, tek başına kalışı?
Her bakışın sevdanın, adeta can alışı,
Yetmedi mi gözlerin, uzaklara dalışı?
.......Bir gün gelecek diye, günleri sayan gönül.
.......Vuslata umut varsa, az daha dayan gönül.
Bilirim kara kızın, sevdasını sınarsın,
Zemzem diye gönlüne, aşk zehrini sunarsın,
Bülbülle gül misali, için için yanarsın,
.......Ağustos sıcağında, aşka susayan gönül,
.......Vuslata umut varsa, az daha dayan gönül.
Keşmekeş bir hayatın, ilerlerken yolunda,
Aklın takılı kaldı, yârin ince belinde,
Nağme nağme inlerken, sanki seher yelinde,
.......Bülbülün lisanında, sesini duyan gönül,
.......Vuslata umut varsa, az daha dayan gönül.
Şeytani bakışların, narında pişme artık,
Umut yolu kapalı, dağlardan aşma artık,
Vefasız bir sevdanın, peşine düşme artık,
.......Ne olur uyan artık, gafletten uyan gönül,
.......Vuslata umut varsa, az daha dayan gönül.
Aşkların çaresizlik, ummanın da boğulmuş,
Göz pınarın nemlenip, bakışların dağılmış,
Seviyorsun bilirim, başın öne eğilmiş,
.......Saklısı yok bu işin, Allaha ayan gönül,
.......Vuslata umut varsa, az daha dayan gönül.
Geceler hızar olup, rüyaları budarken
Canını bir kalpsizin, yollarına adarken,
Acımasız zamanlar, böyle akıp giderken,
.......Hasretle geçen günler, ömrüne ziyan gönül,
.......Vuslata umut varsa, az daha dayan gönül.
Yârin ismi olurken, dilindeki her hece,
Düşünceler kördüğüm, çözülmeyen bilmece,
Kâbuslar yastık sana, yorganın kara gece,
.......Sanma yârin sinesi, sana aşiyân gönül,
.......Vuslata umut varsa, az daha dayan gönül.
Kalem bile yoruldu, her gün onu yazmaktan,
Umutsuz bir hayalin, ardı sıra gezmekten,
Yürek ayaz da kalmış, kapısında sızmaktan,
.......Sevdanın nöbetinde, her gece buyan gönül,
.......Vuslata umut varsa, az daha dayan gönül.
Ömür geçip gidiyor, böyle hayalli düşlü,
Biliyorum bu sevda, kalacak yarı başlı,
Bulutlara özendin, gördüm gözlerin yaşlı,
.......Yollarına bakarak, her dem ağlayan gönül,
.......Vuslata umut varsa, az daha dayan gönül.