Babamın Ceketi
"Adam olmak kolay değil oğlum, insan kal yeter hayatta."
Dolabın içinde asılı dururdu,
yılların sessiz şahidi gibi.
Bir gün elimi uzattım ona,
dokundum babamın ceketine.
Ne çok şey saklamıştı içinde,
bir ömürlük yorgunluk, birkaç hatıra.
Ceplerinde çocukluğum vardı,
bir de babamın suskun duaları.
O ceket ne yollar görmüştü,
yağmurda, karda, soğuk sabahlarda.
Bizi büyütmek için yürümüştü,
kendi hayallerini bırakarak arkamızda.
Çocukken bilmezdim baba,
neden bazen sustuğunu.
Neden yorulduğu hâlde,
bize gülümseyip durduğunu.
Meğer babalar böyle severmiş,
sözle değil, sessizce.
Kendi yükünü saklayıp,
çocuklarının yükünü alırmış omzuna.
Şimdi giysem o ceketi,
omuzlarım ağırlaşır bir anda.
Çünkü anlarım babamı,
geç de olsa hayat yolunda.
Bir mendil çıkar cebinden belki,
bir eski fotoğraf, bir dua.
Ama en büyük mirası kalır,
bıraktığı güzel insanlık bana.
Babamın ceketi duruyor hâlâ,
bma sahibi çok uzaklarda.
Ben her zorlandığımda sarılırım,
onun bıraktığı o güzel anılara.
Çünkü bazı insanlar gider,
ama sevgileri kalır.
Bazı ceketler eskir,
ama içindeki baba hiç yaşlanmaz...