Babamın Nacar Saati
Kayıp gidişi ellerinin arasından,
....................................dipsiz karanlıklara.
Babamın yüzünde tarifsiz bir hüzün..
O çok değer verdiği Nacar marka saatinin,
kuyunun dibine düşmesiyle çıkardığı son sesi duymasıyla..
Gördüğüm;
Altı yedi yaşlarında bir çocuk için bile,
.............................................çok anlamlar taşıyan.
Sabitlenmiş anlamsız bakışlar..
Öğrendiğim;
Yitirilen değerlerin ardından böyle bakıyormuş gözler..
Kaç gece bekledim başında geri verir diye,
Kaç kova suyu boca ettim bulabilmek ümidiyle..
Su gibi akıp gider denir ya zaman,
Yıllar sonra bir gün geri verdi karanlıklar emanetini,
.........................................................çıkrığın başında sevinç çığlıklarımla..
Baktım elimde tuttuğum,
...................babamı hüzünlere boğan o Nacar marka saate..
Baktım şaşkınlıkla,
...................su gibi akıp geçmemişti,
................................................zaman aynı zaman..
Nasıl da korumuştu karanlıklar değerini bilircesine..
Çocuksu heyecanım,sevinçlerim,
Ve;
Bir anlık dikkatsizliğim..
Yıllarca korunan bir değerin düşüp de kırıldığı an..
Kalbimin atışının durduğu,
..................................suçluluğun,
.........................................utancın gözlerimde salındığı o an..
Artık durmuştu zaman..
Babamın Nacar marka saati,
Çocuk yüreğime yas ekti..
Ve bugün çekip gidişin,
ellerimden kayarcasına karanlıklara,
dudaklarımı acıtan bir tebessüm..
Şimdi kimbilir neredesin?
Korkarım kırmaktan sevgilim,
Çocuk aklımla biliyorum ki,
...........................................emin ellerdesin...