Bahtım/a
Bahtıma bir güneş doğacak olsa,
Yağmur yağar, gök mateme bürünür.
Bu arzum hevesim geceye kalsa,
Ne ay doğar, ne bir yıldız görünür.
Tohum bulsam tarlam olmaz ömrümce,
Fidan diksem özürleşir özrümce,
Güller eksem bir bahçeye gönlümce,
Susuzluğun toprağında çürünür.
Ardına dek hazineler açsalar,
Bir üstüne bin kez daha katsalar,
Her yanıma mücevherler saçsalar,
Ben uyurken, habersizce Kürünür.
Uçurum sağımda, dik yokuş solum,
Dizimde takat yok, yoruldu kolum,
Ola ki cennete uğrasa yolum,
Göz kapalı cehenneme yürünür.
Ümmet olduk o övülmüş Ahmed'e,
Uyukladık, önündeki rahlede,
Dünya denen bir gölgelik sahnede,
Ağlanacak halimize gülünür.
Kurtlar kuşlar bile; yurtta yuvada,
Bize yer yok, dağda, kırda, ovada,
Yenik düşüp, her bir haklı davada,
Alçakta yaralı bir kul sürünür.
Hiç kimseye benzemiyor sevdamız,
Ne hikmetse edna olur evlamız,
Bir yaralı kul yaratmış Mevla'mız.
Alçaklarda yüzün yüzün sürünür.
Ocak 1988/ Bursa