Bardaktaki Dudak İzi
ikimize ait geceden kalma
bardak kenarında saklı dudak izlerin
sol yanımda asılı yafta
ve içinde esirgenen onca esrik kelime
üryanlığıma uymuyor hiç bir elbise
yaması tutmuyor söküğümün
sızısı derin yaram
akıyor oluk oluk,maziye
efsunlu bir gecede
ayakkabının bağını bağlayıp
kapıyı vurup çıktığında dışarı
zehirli bir hançer sapladın sırtıma
saçların dağılıyordu haykırışlarımda
ve buz gibi alnıma vuruyordu ayrılık
yalnız ve mahrur akıyordu
yüzümün yamacından
ve ben usulca düşüyordum
dip kuyulara
adımı anmasa da,dudakların
biliyorum usunda saklıyım hala
çünkü;
acının yonttuğu alın çizgisiyiz ikimiz
kolay kolay silinmeyiz
teninin kokusu sinen yatağım
gönlüne mihman olan otağım
yok artık
aşk kokan bozkırlarımızda,şimdi hazan çiçekleri
ve sarı sarı otlar biter
yüzümü örten karanlık bile utanır sensizlikten
poyraz eser marmaranın gözlerinde
içimi ısıtmaz artık ıhlamur çayı
solar erkenden tüm erguvanlar
ve işte tam bu sırada abanır dizelere kalemim
gözlerim
marmara kadar tuzlu ve ılık
üstü berrak,dibi yosun çökmüş bulanık
yüreğimi yakıyor
ve üzerime tuz basıyor yaralarımın
asude vakitlerini bekliyorum artık yarınlarımın
ey sevgili!
bardakta kalan dudak payı kadar uzak mı düşecektik
bir gün ikimizide unutacak bu şehirde
telafisi olmayan zamanların
sen yalancı yeminisin
ve kısacık ömre sığdıramadığım sevdamda
anladım ki bana ait değilsin...
yıkamaya bile kıyamadığım,dudağının izi kalan bardağı kırdım gitti
lakin yerine yenisini de koyamadım,çünkü o dudak izi ilk ti..