Başım Üstüne
Kuşların kurşunlandığı yerdesin,
Gülün ıslandığı yerde,
Islanmaların ıslandığı yerdesin,
Avunmaların uçuştuğu yerde,
Dardasındır,
Sözcüklerin yaralar şimdi,
Ağlamalar birikiyordur,
Koy vermeyi öğretmediler hiçbir derste.
Yanmıyordur soban,
Yanıyorsa ısıtmıyor,
Bağıramıyorsundur şimdi,
Ki kentler gasbetmiştir bağırabilmeyi,
Şiirin bittiği yerdesin,
Dostların küstüğü yerde,
Kınanmaklardasın, ki düşman başına,
Gidebilmenin dert olduğu yerdesin,
Kalmanın ölüm.
Ölüm ki zulüm.
Sevinçler kısırdır şimdi,
yetmez senden gayrıya,
Sözcükler yavan,
Sığmaz hıncın sesine,
Depremler ortasında kalan çocuk,
Bir kendine hükmeden yokluksundur,
Uykusuz gözlerinde seğirme,
Dalıp dalıp gidiyorsundur.
Saksılarda çiçeklerin ölüyordur,
Kuşların gün aşırı ölüyordur,
O sevdiğin renkler kararıyordur,
Hüzün saltanatını örüyordur,
Ümidini kesme sevdiğim,
Elbette ki O görüyordur.
Azı çoğu geç hele,
Serin gülmeklerle süsle,
Ve bir vuslat düşle,
Bu bitmez ayrılığın üstüne.
Ölüm çıkıp gelirse,
Başım üstüne.