Beklemenin Alfabesi
kayda düşülsün;
tutunabildiğince sen
ulaşabildiğim kadar ben
tahrip gücü yüksek olsa da sonu
düşlemek inadına...
şehrinden uzak türettiğim beceriksiz sözlerle
melodisi aşka yüklü şiirler yazardım sana
tenine dokunma ihtimaliyle kelimelerimin
düşündükçe derinden soluklanıp çekerdim seni içime
mayınlanmış yol olurdu nefesim
göğsümün kafesinde tünerdi soluğun
belki sen bilmezdin
inanmazdın belki
şarap kızılı gecelerde mahçup bir bakışla
cam kenarı yetimliğim bile kalmazdı seni beklerken
gelmezsen yıldız öksüzü olurdu mahşeri gece
söndürürdüm tenimde
şeytan girerdi kalbime
selam verdiğin herkes zanlısı olurdu hüsranımın
hangi çiçeği koklardın
nerede üflerdin kandili bilmezdim
beklerdim...
gelişinle açardı karanfillerim ebruli
hasretimin kokusu yayılırdı küçük odaya
düştükçe gülüşüne gamzelerine dolardım
bendim o anda yedi renkli yaz yağmuru
gökkuşağının altında geçerdik birlikte
gece bitmesin derdim _ sabah olmasın
anlamazdı kimse
yükleyip gelsem kirpiklerimi
gözlerinle beraber uyansalar
bilmezdi onlar
sığmazdık dizelere
şimdi son bir cümle var ah... aklımda
deyiversem aslında dilimin ucunda
ya da bir şiir ısmarlasam yalnızlığıma
getirse seni çalakalem...