Belki Bir Mum Yanar
göğsümdeki türkülerin ardına kaçabilirim
korkaklığımı saklarım rubailerde
savaşmayı unuturum belki
yaşlanabilirim kuru ot misali, sırnaşıp ulu bir çınar gölgesine
ellerim titrer
gözlerimi kaçıştırabilirim kan damlayan gözlerinizden
avuçlarınızdan korkarım evet ümüğüme yapışan
çözemeyebilirim parmaklarınızı
takatim tükenebilir uzun soluklu koşularda
düşebilirim eylemlerin içinde, kavrulabilir dizlerimin yarası
acımdan ağlarım, erkekçe
memleketim ağlayabilir
dağlarına kıran girince
ezgileri ölünce
kaval susunca o son çobanın sırtını yasladığı kavak ağacında
gelinler duvaksız
toylar çalgısız kalabilir
tokmaklar kırılabilir vurunca deriden böğürlere
ama
belki bir mum yanar şu karanlık mabette
tutuşturabilir çıraları çocuk gözünde ...