Beni Sebepsiz Yormayın
Beni Sebepsiz Yormayın
Ve nihayet yırttım tüm adresleri
kurşunlanmış rüyalarımdan kurtardım iki gözümü
ve
ayaküstü şiir yazmak istedim
yuvarlandıgım kendi gökyüzümde
sakın
yönünü bilmeyen yeryüzüne oturmamı istemeyin
bana ninnileri hazır
neden mi
bu kaçıncı oturuşum
ve kendi kendime kaçıncı soruşum
istemeyin benden
sebebsiz yorgunluklardan yoruldum
sinemde yazılı
su başındaki bağrıyanık türküleri hazır
sakın istemeyin
bu devrânda
ıslıkların arkasından
iğreti seslere takılmış, uykusuz kentlere de uğrayamam
kaldırımdaki ressam, yüzümü kanatır
sürükleyerek götürdüğüm sevdalarımı ağlatır
fırça, tual elinde
dilsiz ve adsız bir adam,eşgal çizmeye başlayacak
beynimdeki dev kelimelerin renklerini bilemeyecek
ve
hıçkırıklarım bir kapı aralığından sızacak
ve
gecelerin umuru olmayacak
hey pipolu ressam !
bu gönül bıkıp üşenmeden tutuştu
ıslak gözlerim ne dağlarda koşuştu
ucu ucuna eklediğim sözcüklerim nağmelerime uçuştu
isteme benden
boğazıma geçirme renkleri
sen ,bir çini vazodaki buruşmuş gülleri
şarkılardan arta kalan sahte gülüşleri
erit damla damla
fırçanın ucuna
ya da
gelinlik kızın ölümününü çize çize doyma
beni sakın sebebsiz yorma
hey sen udî !
fasıllarını sevemedim
sesin perde perde genişledikçe
sürürüm sevdiklerimi
sen de uzak dur
notalarında çürüyecek sözlerim
tellerini poyraza vur
insan eli değmiş melodileri dekoruma dahil etme
en güzel mavilere düşsün sedam
martıların çığlığı değil ki edam
var git !...bir güvercin kanadında
kıyıya vurup intihar et
dönme hayatıma...
bu şiirim susmayacak
sakın sorma
beni sebepsiz yorma
ve sen son kazını yapan arkeolog !
toprağıma gömülü hitit çanağını
avucumdaki Anadolu Güneşimi bana bırak
antik kentimin kalıntılarını yonta yonta
bir beni bulamadın
milattan önce,milattan sonra devrini kapat
denizin kentini,sütunları kır at
yeni sevinçler bulmalıyım
her avlumda durma
beni sebepsiz yorma
sakın
yönünü bilmeyen yeryüzüne oturmamı istemeyin
susarsa bu şiir bende susacagım
şu an kendi kentimde sessizligi dinliyorum
yuvarlandıgım kendi gökyüzümde
gürültülü sözcüklerdeki yorgunlugumu
bu ana kadar beni bulamayan yeryüzüne asıyorum
ve
bir türlü çözemedigim susuşlarımı
kuşların göç sancısını
yeryüzünün fiyakalı ışıklarında yakıyorum
dedim
sis ve intihar çökmemeliydi kentlere
beni sebepsiz yormayın
bin tufan doğuyor sustuğum her yerde
hele
faili meçhul cinayetleri hiç ama hiç sormayın