Bilinmezim
Aklımdan kalbime bir yol uzanır,
Alabildiğine ıssız bir mesken yüreğim,
Kendimi bile unuttuğum bu yol kenarında,
Pek fazla seçemediğim bir yüz...
Saçlarını güneşin dünyadaki yuvası yapmış,
Bir renk, bir ışıktan çok,
Şehrin tüm taksilerine inat eder gibi,
Bütün dünyamı sarıya boyayan o kız.
Ve bir çift mavi gözün...
Acaba mavi mi dedim?
Yoksa deniz mi demeliydim?
Ve ya dev bir okyanus...
İki göz kapağının arasından çıkarak,
Sanki iğne deliğinden girmişçesine,
Bir avuç yüreğime sığabilen...
O, ben ve titreyen zaman...
Ne yazık her şey yalan.
Bu kokuşmuş ayrılığın üstüne,
Göz pınarlarımdan aşağa,
1 sene yağmur yağdı belki, ama
Yüreğim yenemedi susuzluğunu.
Bir türlü kanamadım...
Ben kalbime etten duvarlar ördüm,
Üstünü kirle kapadım üşümesin diye,
Çünkü burada mevsim kış ya,
Güneşi eksiktir her sabah penceremin,
Ve ekseri gecedir,
Ve soğuktur.
Ruhum ayazdadır bilinmez,
Giden götürürken bütün sıcaklığını...
Aklım tahammül etmezken varlığını,
Kimliğini yüreğime kazımışım...
Kimse bilmez...
Sen benim sırrım...
Sen benim saklımdasın.
Görünmezsin sen,
Bilinmezimsin,
Göğüs kafesime hapsettiğim,
Sessiz çığlıklarımsın.
Boğazımda düğümlenip,
Dilimin ucuna kadar gelen,
Ama ağzımı açmadığım anlar,
Konuşmadığım,
Her zaman sustuklarımsın.
Hiç anlatmadığım,
Hiçbir zaman söylemediklerimsin...
Dünde kalan hatıralarım,
Uçsuz bucaksız hayallerimsin.
Babasının kopyası oğlumun,
Muhammed Efe'min annesi,
Kimseye söz etmediğim,
Ve sözünü ettirmediğim mabet,
Bir ömür yüreğime yük olmuş,
En ağır emanetimsin...
05.17
28 Temmuz 2013