Bilinmezin Kaynağı
Sızıların özlemlere karıştığı şu ömürde,
Kimin neyeydi kaygısı?
Gecikmişliği yoksa bu şehrin,
Boşa değil miydi telaşı?
Bazı günler müzisyenler uğramazdı işlek metro durağına.
İnsanlar nadiren yavaş adım kaçardı.
Onca farklılığa rağmen, o kadar aynıydı ki herkes birbiriyle.
Çuvallar dolusu bunaltı,
Bir istasyon dolusu yalnızlık,
Yaşam denen hummalı kavga böylesi bir'di.
Sahi herkesin derdi aynı,
Aynaya bakışta gördüğü keder aynı,
Pınarlarından süzülen tuzlu sular bile birbirinin aynı.
Umulan mı bulunmadığından,
Yoksa aslında bulunmak isteyen aranmadığından mı bunca bilinmezliğin kaynağı?
Cevapsız kalırdı bu soru çoğunlukla.
Zaten cevap verilecek olsa,
Bunca aynılıkta kalabalık caddeler yalnızlığın başkenti olmazdı.