Bir Bulut Hüzzam
güneşe aldanma güzel bulut
aylardan aralık
orada öyle mahsun, öyle yalnızsın
geceye kalmaz ağlarsın
uzaklarda şaşkın şaşkın kalmışsın
sonsuzluğa ver kendini
beni de çağır güzel varlık
zamanı gelmiş bir deprem var içimde
fay hatlarım kırık
saklandığım avuçlarıma aldanma
ağlamıyorum güzel bulut
gözlerim sana benziyor
kirpiklerim tel örgü, avuçlarım kanıyor
yağmuru tanımadan güneşe varılmıyor
Çınar ağacımın ezgisini dinle güzel varlık
susan seslerimi en çok o duyuyor
yaprakları, kurumuş kelimelerimi topluyor
esen imbâtla yemyeşil kırlara yolluyor
bana bak güzel bulut
gözlerim kilometrelerce uzakta
ama ben uçamıyorum
bana yarenlik et
al beni, kırlara götür güzel bulut
insan kendini büyük şehirde bulamıyor
keskin bir falçatayla çizilmiş yüzüme hüzün
kör şair gibi dolaşıyorum sokaklarda
yaşamaya değecek değerleri arıyorum
gönül gözümü aç, yüreğimin ufkunu aç
çıkar beni mahsenimden
bahara götür güzel bulut
yitik martılar geçiyor yanından
geçmişime, geleceğime ağlayarak
onlara denizin yolunu göster güzel bulut