Bir Garip Karmaşa
Biliyor musun
Sen bende bir devrim gibiydin
Bir dönüm noktası
Bir bebeğin dünyaya gelişi
Bir bedenin toprak oluşu
Hayata veda edişi gibiydin
Sen benim sevinçlerimdin
Soğuk kış günlerinde
Sıkı sıkı giyindiğim
Beyaz renkli kazağım
Siyah renkli eldivenlerimdin
Sen benim hüzünlerimdin aynı zamanda
Odamın penceresinden
Baktığım yıldızlara olan uzaklığım
Ve ışığı kapatınca
Kaybolan hayallerimdin
Yanımdasın diye heyecanla uyanışım
Olmadığını görünce süzülen iki damla gözyaşımdın
Yine de umudumdun
Hani olmayacak duaya amin demek gibi
Olmayacağını bile bile olurunu dilediğimdin
Bir de korkularımdın sen benim
En çok sesinden uzak kalmaktan
Gülüşünün verdiği mutluluğu yaşayamamaktan korkardım
En komiği de uykun gelince ki halindi
On saniye önce söylediğini bile hatırlamayışın
Her söylediğime hıı deyişin, o kadar içtendi ki
Biliyor musun
Adını duvarlara yazamadım
Ağaçlara kazıyamadım hiç
Utandığımdan değil, kıskandığımdan
Adını duvarlara yazsam
Yıkılana kadar taşır herkese anlatırdı seni
Ağaçlara kazısam
Kuruyup giderdi, eskitirdi
Söylemeye kıyamadığım ismini
Belki acımasızca kesilir
Ya da bir yangında kül olurdu
Kıskanıyorum anla işte gözlerimden bile
Sanki yıllar oldu seni tanıyalı
Ve o an geldi
Sen gittin
Herşey sadece anı olarak kalmalıydı belki
İyisiyle kötüsüyle yaşandı bişeyler
Ama bitti diyemedim
Kabullenemedim gidişini
Tuzla buz olan hayallerimi
Kaldıramadım düştüğü yerlerden
Her yana saçıldılar
Kaybolan parçaları bulamadım
En kötüsü de ne biliyor musun
Yerine yenisini koyamadım
Belki çok mutlu olacaktım
Yine, yeniden umutla bakacaktım
Hayat ne güzel diyebilecektim
Gideni bende unutup
Gelene merhaba diyerek
Yeniden mavi düşler kurabilecektim
Yapamadın... yapamadım...
Ne sen bitti dediğinde gidebildin,
Ne de ben gidişine nokta diyebildim
Şimdi sen etrafına
Çin seddini örerken,
Ben Berlin duvarını yıkmanın yollarını arıyorum
Ayrı dünyalarda
Farklı savaşlar verirken
Biz olabilmek uğruna ne yaptık?