Bir Kuş Uçmalı Mıydı
Aslında arkada bıraktıklarımız
hoşça kal diye bizi uğurladı.
Sessizliğin bizi terk ettiği yerde kalmalıydık
kahkahalarımız duyulmazken
gözyaşlarımız nasıl fark edilirdi
asıl soru şu olmalıydı
sessizlik neden terk etti
ve
gitti..
Farkı yoktu üç beş saniyenin
çünkü dağlar yolumuza taş olmuştu
uçurum her adımda yakınımızda
dostlar ise her adımda uzağımızda kalıyordu
bu yüzden ölümün anlamı yoktu.
Giderken arkamıza bakmak
getirirdi felaketleri
hayal meyal hatırlıyorum
sadece iki dost sesi kulaklarımda
bunları yankılarken
acıdığını hissettim kemiklerimin
uçuruma düşenin ilk ben olduğunu
ve
etrafın karardığını.
Sessizlik tam anlamıyla
burada terk etmişti..
Hayattayım!
Sesi kulağımda yankılanan dostlarım yok
uçurum gözlerimi kör ederken
toprağa teslim etti bedenleri
şimdi düşünüyorum da
bakmalımıydık arkamıza..
Aklımda kalanlarla devam ediyorum
belkide üç kişi yürümedik
dağlar arasında sessizliğe koşmadık
gün karası o anı yaşamadık
kim bilir
belki de hayallerimin paragraf başıdır anlattıklarım.
Ben sessizlik uykusuna çekiliyorum
boyutsuz bir gerçek bu
ne kaldırımlar
ne de toprak anlar beni
Ahh bu yılların dili yok ki anlatsın
içimizin damar damar parçalandığını.
Eyy dostlar
ey suları gizli gizli yükselen deniz
sukut eyledim
biraz söyledim
biraz sustum
biraz konuştum
zehirim damarlarıma kadar aktı
korkmayın insanlığım elimde
sadece kemiklerim kırık
ve
dostlarım kayıp..
( Bazen yalnız yürümediğimizi düşünsek de aslında hep yalnızız)