Biz Aşk Ve Ayrılık
"Biz", ayrılığın içinden çıkardı
adına aşk denmişin anlamını.
Ayrılıktan sonrası,
daha bir şevkli;
daha da hevesli...
Ama daha asalaktı.
Aşkla yürürken bile,
yine ayrılıkta duraklardı.
Nedeni belki de
yalnızlığa yakın olmaktı.
"Biz"di ama,
tekil görünüyordu.
Aşkı mesken etmiş kendine,
yalnızlıkla yaşıyordu.
Ve korkuyordu...
Aşkla alay mı ediyordu ne ?
Hatta ayrılık,
onu daha mı çekiyordu kendine ?
Zaten "Biz" biraz zayıftı.
Cılız kalıyordu aşkın yanında.
Aşk ondan cesaret bekliyordu,
o, saklanıyordu her çağırışında.
Bazen, şuursuzca da kaçıyordu.
Peki kimdi "Biz" ?
Ya da nasıl "Biz" olmuştu ?
Onu kim doğurmıştu ?
Bir kimliği vardı ama,
o, piç olduğunu düşünüyordu.
Oysa bir geleceği vardı "Biz"in.
Ne hayallerle yaşıyordu.
Ayrılığa çelme atıp,
aşkla kaçacaklardı.
Mutluluk onları bekliyordu.
Ki onlar,
bunu en başından hak ediyordu.
Fakat hak etmek,
istemekten öteye geçemedi.
Ayrılık, onlardan dişliydi
ve o dişler,
her ikisini zehirledi.
Şimdi,
kuytu bir köşede yatıyor "Biz".
Aşk, ondan az ötede...
Başlarındaysa bildik bir yüz,
dişleriyle topraklarını eşelemekte.