Böyledir Yıkılmak 1
bir yağmur damlasıydık
ansızın yaralandık
saklanarak aktık kendimizin fırtınasından
kanadık
biz kendi içinde kamaşan
kamaştıkça kendinde boğulan bir damlaymışız meger
bunu ancak boğulduğumuzda anladık!
kendi enkazımızda nasıl da kaldık böyle
nasıl da içimizde ki çölün kumlarına dağıttık bakışları
nerelere sürdük umut kervanlarını
ve kimin dudaklarından çalıp söyledik o şarkıyı
bize sular incinmez mi şimdi
şimdi geleceği sönük düşler piç mi
ya bende bilmeden unutup gittiklerin
parmagını değdirebilir misin
aramızda kavrulan sessizliğe şimdi
ya da saklanarak tuttuğun bağlarımıza
gelip geçecek bir sızı mıdır
yoksa kocaman dağ mıdır ,
sözler yeminler bir çırpıda yıkanabilecek,
yalnızca kör bir bıçağın ucunda mıdır
yirmi dört saat uyuyup
ya da yirmi dört saat sadece çalışıp
öldürmekle her saniye başında kendimizi
veremeyeceğini bulabilecek miyiz zamanın..
aklım almıyor inan
yanık kokulu bu hikaye
körler gibi bakıp
mil'leri katledip
kuşanıp gelebilir mi tüm acımızı
sağırlar gibi ,özünden ateş çiceklerinin
ne kadar bakışılmalı
içimizde ki uzaklardan birbirimize
erişebilmek için buzul kimsesizliğimize..
şubat 2010