Büyü
Yanılmıyorsam günlerden bahardı ,
Kireç beyazı bir salon ,
Kolalanmış masa örtüsü ,
Gümüş şamdanda mumlar ,
Kristal vazoda papatyalar .
Her sey bembeyazdı ,
Başka renk yoktu...
G/özümü alan tek renk ,
Sahnenin ortasındaki beyaz piyanodan ,
Yükselen Beethoven melodileri...
Öyle bir renk ki ;
Ebruli bir senfoni .
Iki Oratoryonun arasına saklanmış ,
Mozaik misali...
Rönesans kadınları bir aryayı ağlatıyordu
Eroica'ya eşlik ederken .
Ne tuhaf ; onlar da beyazdı...
Bir büyünün içinde ,
Hepimiz kimsesiz ,
Hepimiz sessiz
Ve esasında hepimiz bütündük...
Kim olduğunu unutur mu insan ,
Nerede yaşadığını ?
Unuttum ...
Unuttum kendimi .
Damarlarımda dolaştı Ren nehri ,
Tabiatın bir boş anına gelip ,
Sunmayi unuttuğu çiçeklerden ;
Biraz usare , biraz rayiha aldım .
Gariptir ilk kez ,
Evde unuttuğum cakmağım için hayıflanmadım ...
Yok yere ağlanır mı ?...
Ağladım ...
Gözlerimden akanlar ,
Kalbimden ,dilime kadar ulaşamayanların rutubetiydi ...
Yanımda ; aşina oldugum bir sima ,
Gözlerimin ta içine bakıp , gülümsedi .
Her şey beyazdı ....
Büyü mü bu dedi ...
Sahi ; gözleri ne renkti ?
11 . Eylül . 2008