Büyü
Koşup yakalamaya çalıştığım,
Bir serapsın ulaşamadığım,
Bilmem ki hayalin bile nerede ?
Bazen yağmur tanelerinde pencerede.
Her gün yağmur yağsa ne olur ?
Kabuslarım uçar savrulur...
Taneler penceremden umut misali kayar,
Gündüzlerim, yağmurlu geceleri sayar.
Bugünlerde yok semada bulut,
Gelecek damlaları ebediyyen unut.
Rüzgardan yok ses seda,
Avaz avaz bağırıyor kapıda veda.
Üzülme her gidişin bir dönüşü var,
Senin hüznün onu da sarar.
Çıkar gelir beklemediğin bir gün,
Biter artık bu zorunlu sürgün.
Hiç uğrama bu diyara eğer gideceksen,
Beni bir rüya uğruna peşinde sürükleyeceksen.
Ağırlığında acılı kalbim ağrır,
Seni bekleyen gözlerim sızlanır, saçlarım ağarır.
İri taneler akar ,inceden , mız mız
Bu, bizim seninle vefakâr tanışmamız.
Boyun bükük kalır, kırılır...
Dinlemez ki her bahaneye darılır.
Ruhumun dizginleri sende saklı,
Yaptığım her sitem isyankâr, hepsi haklı.
Takılmazsın sen bu ince detaylara.
Derdim bölünür geçmek bilmez aylara,
Temmuz yakar, aralık üşütür.
Hayallerim çaresiz korkulara bürünür.
Gelip ısıtmaz mısın yorgun bedenimi ?
Sıcacık dokunuşlarla solgun benliğimi ?
Hep soğuk musundur kışta , baharda?
Her düştüğünde tenime, her acımasız damlada ?
Tutuşmaz mısın ki alev gibi?
Düştüğün kalp kuyunun dibi.
Biriktin arsızca kuyuda, çıkamazsın !
Başkasının serinliği, tutkusu olamazsın !
Gelir çıkartırlarsa kova kova seni,
Bırakma yine yağ, düş içime geri.
İstersen toprak olayım,
Yokluğunda kuraklaşayım.
Sen bana kıyarsın nasılsa,
Aşkın üzerime de saçılsa...
Karıştır beni her lâhza kendinle yoğur,
Belki yüzümü yakan güneş o anda soğur.
Düş yaprağa, onunla beraber savrul,
?Olmayan'ının ateşinde yan kavrul.
Toprağa dökülsün sıcakken küllerin,
Çürüsün kökleri meşakkatli güllerin.
Her mevsim bekliyorum inan !
Bir Leyla'yım sevildiğini sanan...
Boş şeylerle avut fani gönlümü,
Geçici doldursun şu kısacık ömrümü,
Yalan! da olsa her şeyine inansam,
Çocuksu oyunlarına çocukça kansam.
Saatleri geri alalım gelsin huzurum.
Tekarrürü yaşasın bakiyâne ruhum.
Dalgalara karışırken sen hızla,
Dalgalar vursun ayaklarıma hırsla.
Sen kokarken tüm doğa ,aşk gibi bir şey,
Tenime sinsin kokun, imrensin bana her şey...
Sel götürsün her yeri yoksa kalacak bu gönül mağrur,
İçime işlesin her bir zerren ,ey aziz yağmur ...