Çağırsam Gelir Misin Aşk
// Yaşamda her şeyi hep umutsuzlar yapmıştı. Umutlular ise ki onlar hep bekleyenlerdi. Oysa beklemekle değişmiyordu hayat! //
Hayat akıp gitmekteyken
Yaşanan durağanlıktan
Aşk ve şiir de payını aldı
Kuruyup şairin mürekkebi
Toz taneciklerine dönüştü.
Eros'un okları gittikçe azalırken,
Çamur çalındı Güneş'in aydınlık yüzüne,
Günebakanlar boynunu büktü
ve şölenler yerini bırakırken inzivalara,
Aşıkların teninde yanan ateş küle döndü.
Atılan odunlara inançsızlığın nemi bulaşmışsa,
Alevlerin baki kalması nasıl beklenebilirdi ki
Elbet önce inanmak gerekti..
Ancak umuda sığınıp beklemekle kimin eline ne geçerdi.
Peki ya istemek yeter miydi..
Mendiller bağlasak akasya dallarına,
Adaklar sıralasak sunaklara,
Clotho, ağlarını öreken kaderimizin insafa gelir miydi..
Ey aşk!
Sahiden hesapsız, kitapsız ve ansız mı gelirsin sen
Usta işi bıçak gibi saplanır da döndürür müsün özümüze..
O en zayıf noktamıza zırhlar giydirsek
Kapısında kırk asker bekletsek..
Yine de gelip sarar mısın tüm benliğimizi..