Çağrı
Dudaklarım boşalmış sessizliğin içine
Dilsiz bir oyunum ben
Bembeyaz ölüm dolanır boynuma
Uyanın,kayıtsız uyuyanlar!
Ağır ağır çekiyorum ışığı
Gecenin karanlığından çekiyorum
İnce iplikler gibi
Kurutuyorum bir gözyaşı mendiliyle çığlıklarınızı
Sizi çağırmaktayım
En namuslu nefesimle
Sıksam ellerinizi
Kucaklasam ayaklarınızın altındaki toprağı
Paylaşsak yeryüzünün tüm acılarını eşitçe
Ve bana kalan son dokunuşlarım oluyor
Boylu boyunca bir memleket kadar
Ben dilsiz bir oyunum
Ve sen sahnemin en koltuğundasın
Kirli ellerinle avuç açan sefil insan
Düşlerinde pırlantalı tabaklar ve beyaz şarap
Dağınık bir ruhsun meydanlarda
Dağınık bir sessin kulaklarda
İnan sefil insan
Karanlığın çivitlediği gül berrak
Göğün ışığı pırıl pırıl
Taşı rüzgarı köksüz ağaçlara
Bir kitap oku yurduna
Oku ,ölü yaprakların dirilişini
Ebediyetin ıçinde bir devinim
Varlığın merhametinde kalmış sefil insan
Medeniyetin içinde bir girdap
Birileri titrek aşağıda
Birileri düş görür yukarıda
Kader senin adın değil sefil insan
Ellerin güzelliğini kaybetmiş nasırdan
Gözlerine gölge düşmüş kahırdan
Ben dilsiz bir şarkıyım
Hadi sen de söyle
Söyle ve yukarılara bak
Sesin dünyanın tek umudu
Sesin aydınlık
Sesin derin...